Kadın hastalıklarının zamanında tedavi
edilmesi yaşam kalitenizi artırır ve ileride karşılaşılabileceğiniz sorunları
da önler.
Kadınların en çok hangi hastalıklara yakalandıklarını bunların belirti, tedavi
süreçleri neler?
Vaginitis - Vulvitis
Dış genital organ ile vajen bölgesinin
inflamasyonuna bağlı oluşan kötü kokulu akıntı, kaşıntı ve ağrı şikayeti ile
kendini gösteren bir hastalıktır. Genelde mantar, bakteri ve protozoo
enfeksiyonları, iritan maddeler, kullanılan ilaçlar, tümörler ve hormonal
değişiklikler bu hastalığa neden olmaktadır
Dismenore (Ağrılı Adet Görme)
Adet dönemi öncesi başlayıp, adetin
başlaması ile geçen karın ve kasık ağrısı ile karakterize bir durumdur.
Ergenlik döneminde sık görülür ancak az da olsa ileri yaşlarda da ortaya
çıkabilmektedir. Rahmin salgıladığı prostoglandinin aşırı olması veya buna karşı
daha hassas olunması nedeni le ortaya çıkan bu durum beraberinde anatomik
bozukluklar da getirebilmektedir. Ağrılı adet görmeye; endometriozis, miyom ve
adezyonlar da sebep olmaktadır.
Endometriozis
Endometrium adı verilen rahim içi zar
tabakasının vücudun başka bölgelerine yerleşip büyümesi durumudur. Bu doku
yumurtalık yüzeyine yerleşirse endometrioma (çikolata kisti) olarak
adlandırılır. Mesane, bağırsak, karın duvarı ve ameliyat dikişlerinde bile
görülebilir. Aylık hormonal değişimler bu doku üzerinde etkili olduğundan ağrı
ve kanama yapar. Yapışıklık yapması ve anatomiyi bozmasından dolayı kısırlık
sebeplerinden biridir. Diğer belirtileri; ilişkide ağrı, adetli iken kasık
ağrısı, bağırsak hareketlerinin ağrılı olması, adetten önce başlayan lekelenmelerdir.
Miyom
40 yaşın üstündeki kadınların yüzde
30’unda görülebilen, iyi huylu rahim kası tümörüdür. Çoğu kez bulgu vermeyip
ultrasonla tesadüfi olarak saptanır. Rahim içindeki yerleşim yerine göre aşırı
vajinal kanama, kasık ağrıları, sık idrara gitme isteği, kabızlık, gebelikte
düşük ve kısırlık gibi durumlara neden olabilir.
Premenstrüel Sendrom (PMS)
Adet döneminin ikinci yarısında ortaya
çıkan fiziksel ve davranışsal değişikliklerle karakterize bir durumdur.
Göğüslerde hassasiyet ve ağrı, alt karında şişkinlik, kabızlık, adet öncesinde
başlayan ishal, iştah artışı, yorgunluk, duygusal tutarsızlık, depresyon, uyku
bozuklukları, sıcak basmaları, gece terlemeleri, migren tipi baş ağrıları
görülür. Bu bulgular adet bitimi ile birlikte kaybolur, iki hafta aradan sonra
tekrar başlar.
Over Kistleri
Yumurtalıklarda gelişen, içi sıvı veya
doku içerikli olabilen, kese tarzında yapılardır. Çoğu kez bulgu vermeyip,
muayenede saptanırlarsa da bazen kasık ağrısı, anormal adet düzeni, ara kanama,
sık idrara gitme isteği, bağırsak hareketlerinde düzensizlik gibi bulgular
verebilirler. Kistlerin büyüdükçe rüptüre (karın içine sıvı içeriğini boşaltma)
veya bulunduğu yumurtalığı torsiyone etme (anatomisini bozarak kanlanmasını
engelleme) gibi komplikasyonlar yapma ihtimali nedeni ile takip ve tedavisi
gerekmektedir.
Polikistik Over Sendromu
Hormonal bozukluklar sonucunda, düzensiz
veya hiç adet görememe ile karakterize genetik bir hastalıktır. Yüzde ve
vücutta erkek tipi kıllanma, erkek tipi saç dökülmesi, akne, şeker
metabolizması bozukluğu, obezite gibi klinik görünümlerinin yanında; ileri
yaşlarda kalp hastalıkları, diyabet ve hipertansiyona sebebiyet vermesi nedeni
ile ciddiye alınması gereken bir sağlık problemidir.
HPV Enfeksiyonu
Seksüel yolla bulaşan ve sık görülen
hastalıktır. Bir grup virüs tipi, genital bölgede siğile; bir grubu ise rahim
ağzı kanserine neden olabilir. Düzenli yapılan kontrollerle tanısı
konulmaktadır. Bu virüse karşı geliştirilen koruyucu aşının 2006 yılından beri
kullanıldığı da unutulmamalıdır. Kadınlar, herhangi bir şikayeti olmasa da
yılda 1 kez düzenli olarak ultrason eşliğinde jinekolojik muayene olmalıdır. 30
yaşından sonra her kadının en az bir defa smear testi ile birlikte HPV testini
yaptırması gerekmektedir. Smear testi normal ve HPV testi negatif olan
kadınlar, daha sonraki rahim ağzı kontrollerini ise 5 yılda bir yaptırmalıdır.
Smear testi 21-29 yaşlarında ise 3 yılda bir tekrarlanmalıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder