Kadın hastalıklarında erken teşhis yaşam
kalitesi ve süresi açısından büyük önem taşıyor. Buna rağmen bazı ciddi
hastalık belirtileri kadınlar tarafından göz ardı edilebiliyor. Oysa düzensiz
adet kanamaları, karında şişlik, ağrılı adet dönemi gibi belirtiler çeşitli
jinekolojik kanserlerin sinyalini verebiliyor. Kadınların, yaşadıkları
değişimleri takip etmesi ve olağandışı durumlarda mutlaka bir uzmana
danışmaları gerekiyor.
Bu belirtileri göz ardı etmeyin!
Kadınlarda göz ardı edilen tehlikeli
hastalık belirtileri ise şöyle sıralanmaktadır:
Ağrılı adet görme: Adet sancısı çoğu
kadında görülmektedir fakat şiddeti değişkenlik gösterir. Problem yaşamadan bu
dönemi geçirmek mümkün olabildiği gibi bu süreçte işe gidemeyen, yataktan
çıkmayan pek çok kadın da bulunmaktadır. Adet ağrısı, kramp tarzında, bele ve
kasıklara, bazen de bacaklara vurabilen bir ağrıdır. İlk adet ile başlayan ve
her adet döneminde olabilen (şiddeti değişkenlik gösteren) sancıların sebebi
genellikle hormonal nedenlerdir. İlk dönemlerde olmayan, sonradan ortaya çıkan
ve şiddeti giderek artan ağrılarda ise altta yatan bir patoloji söz konusudur.
Bu duruma daha çok endometriozis, miyom, over kistleri, rahim ağzında darlık,
çevre organlarda ve/veya rahim-yumurtalık-tüplerde enfeksiyon, rahim ve/veya
rahim ağzı tümörleri neden olmaktadır.
Cinsel ilişki sonrası kanama: Bu durumda
acil jinekolojik muayene şarttır. Genellikle rahim ağzında (serviks) ve/veya
rahim içi olan patolojik durumlarda ilişki sonrası kanama olmaktadır. Özellikle
rahim ağzı ve rahim içi kanserinin dışlanması önemlidir, bunun dışında polip,
rahim ağzı enfeksiyonu, miyom, adenomyozis gibi durumlar da araştırılmalıdır.
Adet düzensizliği ve ara kanama: Adet
düzensizliğinin ve ara kanamanın sebebi genellikle hormonal değişikliklerdir.
Ancak bazense altta yatan miyom, polip, kanser gibi organik sebepler
olabilmektedir. Bu şikâyetleri çoklu kez yaşayan hastalar mutlaka jinekolojik
muayenelerini yaptırmalı ve hormonal bozukluk dışı sebepleri araştırılmalıdır.
Kasık ağrısı: Jinekolojik ve jinekolojik
olmayan nedenler kasık ağrısına sebep olabilir. Kadın doğum açısından
enfeksiyonlar, miyom, yumurtalık kistleri, kanserler; jinekolojik olmayan
sebepler ise idrar yolu ve/veya barsak enfeksiyonları, bu organların iyi veya
kötü huylu tümörleridir. Geçmeyen ve giderek artış gösteren ağrı şikâyeti
dikkate alınmalı ve hekime başvurulmalıdır.
Karın şişliği ve ağrı: Karın şişliği ileri
evre yumurtalık kanserinin tipik bir bulgusudur. Bunun dışında ileri evre rahim
içi kanserinde, bağırsak problemlerinde (kanser ve/veya kanser dışı), karaciğer
rahatsızlıklarında ve kalp yetmezliğinde de gelişebilmektedir.
Menopoz sonrası kanama: Menopoz sonrası
kanama hastayı acilen jinekolojik muayeneye getirmesi gereken bir durumdur.
Çoğu jinekolojik kanserler menopoz sonrası dönemde daha sık görülmektedir.
Özellikle bu şikâyeti olan kadınlarda rahim içi kanserinin dışlanması
gerekmektedir. Bunun için endometrial biyopsi mutlaka yapılmalı ve diğer
nedenler araştırılmalıdır.
Sık idrara çıkma: Bu duruma en sık
neden idrar yolu enfeksiyonları, daha nadir olarak vajinal enfeksiyonlar ve
idrar kesesine baskı yapan kitlelerdir. Bu semptom varlığında jinekolojik
muayene ve ultrasonografi yapılmalı, jinekolojik nedenler araştırılmalıdır.
İdrar kaçırma: Daha çok menopoz sonrası
dönemde görülmesine rağmen zor ve çok doğum yapmış kadınlarda daha erken
yaşlarda da görülebilmektedir. Birden fazla tipi vardır ve sebepleri
değişkenlik göstermektedir. Ameliyat gerektiren veya ilaç tedavisiyle
şikâyetleri gerileyen hastalar söz konusudur. Ayrıntılı değerlendirmeyle kime
ameliyat, kime ilaç tedavisi verileceği ortaya konmalıdır.
Tüylenme: Özellikle yaş olarak üreme
döneminde olan hastalarda tüylenme daha çok yumurtalıklardan bazen de böbrek
üstü bezinden kaynaklanmaktadır. Bu yaş dönemi dışında olan kadınlarda özellikle
tüylenmeye ek olarak ses kalınlaşması, erkek tipi saç dökülmesi, klitoromegali
gibi başka bulgular da varsa yumurtalık tümörlerinin araştırılması çok
önemlidir. Şikayeti olan her kadın mutlaka kadın doğum uzmanına gitmeli ve
detaylı muayene olmalıdır.
Tarama testlerini ihmal etmeyin
Tarama ile kanserin erken teşhisi; kanser
ile mücadelede temel unsurdur. Kadın kanserlerinde uygulanan tarama programları
şöyle sıralanmaktadır:
Rahim ağzı kanseri taraması: Rahim ağzı
kanseri önlenebilen bir kanserdir. Ülkemizde yılda yaklaşık bin 600 yeni olguya
rastlanırken bunların yaklaşık yarısı hayatını kaybetmektedir. Bunun nedeni
hastaların yarısının ileri evrede tanı almasıdır. Rahim ağzı kanserinin, kanser
öncüsü lezyonları mevcuttur yani rahim ağzı kanseri bir anda ortaya
çıkmamaktadır. Bu kanser öncüsü lezyonlar sıklıkla 45 yaş altında, en sık 25-29
yaş aralığında görülmektedir. Bu kanserde tarama; cinsel aktif bayanlarda, 21
yaşından itibaren başlamakta 30 yaşına dek 3 yılda bir sıvı bazlı sitoloji
(smear) alınmaktadır. 30 yaşından sonra HPV testleri tarama amaçlı
kullanılabilmektedir.
Over kanseri taraması: Over kanseri ölüm
oranı en yüksek olan jinekolojik kanserdir. Genellikle 50-60 yaş menopoz
döneminde ortaya çıkmaktadır. Bu kanserde ortalama sağkalım 3 yıl civarındadır.
Son 20 yılda yapılmış tarama çalışmaları over kanserinin ölüm oranını
azaltamamıştır. Günümüzde over kanseri taraması için ideal bir tarama yöntemi
yoktur fakat 35 yaş üzeri yüksek riskli kadınlarda 6 ay aralarla kanda CA 125
bakılması ve ultrason yapılması önerilmektedir.
Endometriyum kanseri taraması:
Endometriyum kanseri gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir.
Olguların yaklaşık yüzde 80’i erken evrede tanı almaktadır. Bu kanserde risk
faktörü ve şikayeti olmayan kadınlarda taramaya gerek olmadığı fikri hâkimdir.
Yüksek risk grubunda Lynch ve HNCCP sendromlarına sahip kadınlar bulunmaktadır.
Bu sendroma sahip kadınlarda koruyucu cerrahi düşünülmüyorsa 30-35 yaştan
itibaren ultrason ve endometrial biyopsiden oluşan tarama önerilmektedir. Şu
unutulmamalıdır ki; hem over hem de endometriyum kanseri taramaları,
riskli kadınlarda koruyucu cerrahiye alternatif değildir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder