Her çiftin hayali dünyaya sağlıklı bir bebek
getirebilmek. Çoğu zaman çiftler uzun bir uğraş gerektirmeden mutlu sona ulaşsa
da bu durum herkes için kolay olmayabilir. Ülkemizde bir yılda doğan bebeklerin
yaklaşık yüzde 4-5’i tüp bebek tedavisi ile dünyaya geliyor. Peki bu tüp bebek
yöntemleri neler?
EMBRİYOSKOP
Son yıllarda mikroenjeksiyon yöntemi ile yumurtaya sperm
enjekte edildikten sonra embriyoları bulunduğu ortamdan (inkübatör isimli
dolaptan) dışarı çıkarmadan dakika dakika izleme imkanı veren embriyoskop ile
en sağlıklı embriyo seçilebiliyor. Bu sayede daha az sayıda embriyo transferi
yapılarak yeterli embriyosu bulunanlarda en doğru embriyoyu seçme imkanı elde
ediliyor.
Embriyolar gelişimleri değerlendirmek için dış ortama sık
sık çıkarılmıyor. Böylece en az riskle uygun ortamda kalıyorlar, gelişim
hızları sürekli izlenen embriyoların bilgisayarda kaydedilen görüntüleri ekip
tarafından izleniyor ve en iyi performansı gösteren bulunuyor.
HASTA DOSTU TEDAVİ PROTOKOLLERİ
Son yıllarda antagonist denilen protokol ile 8-9 günlük
enjeksiyonu takiben yumurta toplama aşamasına geliniyor. Diğer uygulamalar ile
aynı başarı oranlarına sahip olan bu uygulama çok yaygın olarak kullanılıyor.
Hasta takibi hastadan hastaya değişiyor ve en yüksek başarı oranlarına
ulaşılması hedefleniyor.
Yeni geliştirilen 7 gün etkili uyarıcı ilaçlar ile günlük
enjeksiyonlar şeklinde değil, daha az enjeksiyonla uygulanabilir hale geliyor.
Haftada bir yapılan enjeksiyonlar ve ağızdan kullanılan ilaçlar ile hastaların
yani kullanıcı kadınların daha yüksek yaşam kalitesi ve konforu hedefleniyor.
EMBRİYO DONDURULMASI
Tüp bebek uygulamalarında embriyo transferi yapıldıktan
sonra geride kalan kaliteli embriyolar ailenin de izni alındıktan sonra ileriki
uygulamalarda kullanılmak üzere dondurularak saklanıyor. Embriyolar yeni
dondurma metodu vitrifikasyon ile hızlı şekilde dondurularak saklanıyor. Bu
yöntem ile dondurulan embriyolar çok sağlıklı şekilde çözünüp iyi gebelik
oranları sağlanıyor.
Bazen tüp bebek programına girmiş ve folikül gelişimi
için yumurtalık uyarıcı ilaçlar kullanan hastalarda yumurtalıkların aşırı
uyarılması (hiperstimülasyon sendromu) durumu gelişiyor. Bu durumda embriyo
transferi yapmak klinik tabloyu daha da ağırlaştırabileceğinden embriyolar
dondurularak saklanıyor ve başka bir adet döneminde, ortalama iki ay sonra
hastanın klinik durumu düzelince transfer yapılabiliyor.
Dondurulmuş embriyoların kullanıldığı durumlarda
yumurtalık uyarıcı ilaç kullanımı ve yumurta toplanması işlemleri
gerekmediğinden çifte maddi, manevi daha az yük getiriyor. Rahim içi zarı uygun
kalınlığa ve ekoya ulaştığında embriyolar çözülerek transfer ediliyor.
Vitrifikasyon yöntemi ile dondurulmuş embriyolarda
eskiden uygulanan slow freezing yöntemi ile dondurulmuş embriyolara göre çok
daha yüksek sağlıklı çözülmüş embriyo ve yüksek gebelik oranları elde ediliyor.
Doğurganlığın korunmasında seçenekler (Yumurta ve embriyo
dondurulması)
Son yıllarda özellikle 40 yaş öncesi dönemde özellikle
meme kanseri sıklıkla karşımıza çıkıyor. Bir kadın veya erkeğin onkoloji
tedavisi ile üreme hücreleri zarar görebilir ve daha sonra kendi hücreleri ile
çocuk sahibi olma şansı kalmayabilir. Son yıllarda oldukça fazla sayıda oosit
yani yumurta hücresi, embriyo dondurulmuş ve tedavisi tamamlanan, onkologlar
tarafından gebelik izni verilen hastalara embriyo transferi yapılıyor.
GENETİK TANI
Son yıllarda genetik bilim dalında hızlı gelişmeler
oluyor. PGT yöntemi ile daha önce genetik hastalıklar nedeni ile çocuklarını
kaybetmiş, düşük yapmış birçok aile çocuk sahibi olabiliyor. Bu teknikte
deneyimli bir embriyolog tarafından embriyoya zarar vermeden biyopsi yapılması
gerekiyor.
Böylece DNA dizilimleri bilinen genetik hastalıkların tanısı yapılabiliyor, özellikle akraba evlilikleri ile artan oranda karşımıza çıkabilen tek gen hastalıklarının tanısı yapılabiliyor, bunlar arasında kistik fibrozis, hemofili, talasemi, sickle cell anemi, myotonic distrofi, Gaucher, Tay sachs hastalıkları ilk akla gelenler. İleri kadın yaşı söz konusu olduğunda embriyonun normal görünümlü olmasına rağmen artmış kromozom anomali oranları saptandığı biliniyor. Bu olgularda PGT yapılması gebelik oranlarını artırabiliyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder