Hamilelik, kadının
hayatındaki en özel dönemlerden birisidir. Çok güzel duyguların, heyecanların
hissedildiği, hayallerin kurulduğu, planların ve hazırlıkların yapıldığı bir
dönem olmasının yanında; anne adayında hem fiziksel hem psikolojik
değişikliklerin yaşandığı, huzursuzluk, sinirlilik, alınganlık, özellikle
kaygıların yeşerdiği bir dönemdir. Şimdi bu dönemi birlikte anlamaya çalışalım.
Anne ile bebek
arasındaki ilişki, anne adayının hamile olduğunu öğrendiği anda başlar. Bu
nedenle anne adayının hamilelik sürecini nasıl geçirdiği, bebeğini dünyaya
getirdiği andan itibaren onunla kuracağı ilişkiyi etkilemesi açısından
önemlidir. Annelik duygusunun hissedilmeye başlandığı bu dönem; sosyal ve
duygusal alanlarda çeşitli değişimlerin olduğu, aynı zamanda fiziksel görünüm,
benlik algısı, sosyal roller gibi alanlarda meydana gelecek değişimler
sebebiyle kaygı uyandıran bir dönem de olabiliyor.
Anne adayı hamile
olduğunu öğrendiği andan itibaren hem sürecin heyecanıyla kendini mutlu
hissederken, diğer taraftan da sürecin belirsizliğine dair kaygı duyabilir.
“Hamilelik nasıl geçecek”, “Sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilecek miyim?”,
“Nasıl bir anne olacağım?”, “Çocuğumun bakımını tek başıma yapabilir miyim?”
gibi sorular hamilelik dönemi boyunca anne adaylarının zihinlerini meşgul
edebilir. “İyi anne olabilecek miyim?” sorusunun yarattığı kaygı, beraberinde
hata yapmaya dair korku ve suçluluk duyguları doğurabilir.
Anne adayının bu
duygusal karışıklık içerisindeyken; eşinden, anne-babasından, diğer
akrabalarından ve arkadaşlarından gördüğü destek, onun baş etme becerilerini
kuvvetlendirecek ve hamilelik dönemini daha mutlu ve huzurlu geçirmesini
sağlayacaktır.
Hamilelikteki
Değişimler
Hamilelik döneminde
anne adayları fiziksel ve duygusal birtakım değişimler yaşayabilirler.
Bedenlerinde ve ruhsal dünyalarında meydana gelecek bu değişimlerin neler
olabileceğini önceden biliyor olmaları bunlarla baş etmelerinde kolaylık
sağlayacaktır.
Hamilelik sürecini üç
ayrı dönemde inceleyebiliriz.
Hamileliğin ilk
döneminde mide bulantıları, yemek yiyememe, midede hazımsızlık, baş ağrıları,
uyku sorunları, depresyon yaşanabilir. Aynı zamanda anne adayları, hamilelik
döneminde bir takım ruhsal değişimler de yaşayabilirler. Nedensiz ağlamalar,
gerginlik, yoğun kaygı ve kırılganlık bunlardan bazılarıdır.
İkinci dönemin en
heyecanlı bekleyişi cinsiyetin öğrenilmesidir ve cinsiyet belli olduktan hemen
sonra bebeğin ilk hediyesini, pembe ya da mavi patikleri, almak sembolik olur.
Ayrıca bebeğe isim düşünmek için de en uygun zamanlar bu haftalardır.
İkinci dönem ayrıca
bazı genetik testlerin yapıldığı bir dönemdir. Anne adayı bebeğinde bir sorun
olup olmadığına dair kaygılar yaşar.
Üçüncü dönem olan son
üç aylık dönemde; anne adayının karnı belirginleşmiştir, hareketi azalmıştır,
kilo sorunları, doğum korkusu yaşayabilir. Vücut şeklinin değişmesiyle birlikte
kişi önceden rahatlıkla yaptığı hareketlerde zorluklar yaşayabilir. Cilt
yapısında değişimler meydana gelebilir. Solunum, sindirim ve dolaşım
sistemlerinde farklılıklar oluşacaktır. Ayaklarda, bacaklarda ve kollarda
şişmeler görülebilir. Tüm bunlar uyku ve beslenme gibi temel yaşamsal
aktivitelerde düzensizlikler meydana getirebilir.
Anne adayı her aşamada
eşten ve etrafındaki insanlardan desteğe ihtiyaç duyar.
Hamilelik sürecinde;
çiftlerin bebekle ilgili beklentileri, bebek geldiğinde değişecek olan
hayatlarıyla, edinecekleri yeni rol tanımlarıyla, iş bölümü ve sorumluluklarla
ilgili yapılması gereken gerçekçi konuşmalar genellikle atlanır. Eşlerin
çocuklarını yetiştirme yöntemleri, vermek istedikleri değer yargıları nelerdir?
Neden çocuk sahibi olmak istemişlerdir? İşte bu ve buna benzer soruların
cevapları arasındaki farklılıklar, hamilelik sırasında ve bebek doğduktan sonra
ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilir.
Hamilelik
Dönemi için Öneriler
Hamilelik haberi
alındığı tarihten başlayarak günlük tutmak hem bebek hem de anne için değerli
bir anı olacaktır. Hatta bu günlüğe baba adayının da bir şeyler yazmasını
istemek iyi bir fikirdir. Yazmadığınızda, sonradan pişmanlık duyabiliyorsunuz.
Eşinizden, ailenizden
ve sosyal çevrenizden destek isteyin. Bu dönemde anne adaylarının duygusal iniş
çıkışlar yaşaması ve kendilerini zaman zaman yorgun, çaresiz ve endişeli
hissetmeleri doğaldır. Böyle anlarda yakın çevrenizden destek görmeniz, sizin bu
duygusal tepkilerle baş etmenizi kolaylaştıracaktır.
Duygularınızı
gizlemeyin. Bu süreçte mutluluk kadar bazen kaygı, mutsuzluk ve öfke
duygularını da yaşayabileceğinizi unutmayın ve duygularınızı gizlemeyin.
Beslenmenize elinizden
geldiğince dikkat edin. Şunu unutmayın ki, özellikle hamileliğin ilk 3 ayında
mide bulantılarınız nedeniyle yeterli beslenemeyebilirsiniz. Suçluluk
hissetmeyin. Bebeğiniz sizden ihtiyacı olanı alıyor zaten.
Anne karnındaki bebeğe
mümkünse yavaş veya klasik müzik dinletmek, ona kitap okumak, onunla konuşmak
anne adayına da iyi gelecektir. Bebeğin bunlara tepki verdiği bile görülebilir!
“İlk tekme”, hamilelik
döneminin neredeyse en heyecanlı anıdır. Duygularınızı günlüğünüze yazmayı
unutmayın.
“Mükemmel anne” olmayı
hedeflemeyin. “Elinden geleni yapan anne” olmanız yeterli.
Vücudunuzun
ihtiyaçlarına kulak verin ve bol bol dinlenin, gevşeme ve rahatlama
egzersizleri yapın. Düzenli uyku, beslenme ve ne kadar yoğun çalışırsanız
çalışın, her fırsatta istirahat etmek, kaliteli bir gebelik dönemi geçirmek
için çok önemli.
Düzenli yaşayın. Fazla
hareketli veya tam tersi fazla hareketsiz yaşamak sizin için iyi değildir.
Yürüyüşler yapmanızı ve hamilelik platesini öneririm.
Rahat, geniş,
terletmeyen pamuklu veya penye giysiler tercih edilmeli. Dar, sentetik
çamaşırlar, mantar enfeksiyonu riskini artırdığı ve dolaşımı zorlaştırdığı için
giyilmemeli. Yüksek topuklu ayakkabılar yerine düz tabanlı ayakkabılar
kullanılmalı.
Sigara kullanmayın ve
içki içmeyin. Ayrıca, sigara içilen ortamlardan da uzak durun. Bu hem sizin hem
de karnınızdaki bebeğin sağlığı için gereklidir.
Hamilelik döneminde
doktor ve hasta ilişkileri önemlidir. Doktorunuz sizin bu dönemde en
yakınınızdaki kişi olacaktır. Sizin en çok ihtiyaç duyacağınız kişilerden biri
olacaktır. İyi ve güven duyabileceğiniz bir doktor bulmanızda fayda vardır.
Güvenebileceğiniz bir doktor içinizi rahat ettirebilecek.
Doktorunuzun bilgisi
olmadan ve kontrolsüz ilaç kullanımından sakının. Çünkü sizi en iyi hekiminiz
tanıyacaktır. Ayrıca, birçok ilaç grubunun hamilelikte kullanımı ciddi derecede
sakıncalıdır. Bu nedenle doktorunuzun önermediği ilaçları kullanmayın ve
doktorunuzun bilgisi olmadan ilaç kullanmayın.
Doğuma 2 ay kala
hastane çantasında olması gerekenleri öğrenip satın alma vakti gelmiştir.
Doğum yaklaşırken bir
diğer ve hatta en önemli nokta ise rahat olmak, aklınıza gelen olumsuz
düşünceleri fark edip nazikçe durdurmak, güzel bir doğumun hayaline odaklanmak
ve tebriklerin kabul edileceği en güzel gün için sakince geriye saymak
olmalıdır!
Baba
Adayına Not
Sevgili baba adayı,
artık çift olarak hayatınızda farklı bir döneme girdiniz. Dünyaya gelecek
bebeğiniz için hazırlık yapmaya başladığınız keyifli ve yeni bir döneme
hazırlanmaktasınız. Eşinizin bazı tepkileri ve davranışları size ilginç
gelebilir ve “eşim çok değişti” diye düşünebilirsiniz. Siz de zorlanabilir,
bazen öfke hissedebilir, tahammülünüzün düştüğünü düşünebilirsiniz. Merak
etmeyin hamilelik döneminde bunlar normal ve geçici bir dönem. Derin bir nefes
alın ve gülümseyin.
Eşinizin
arkadaşlarıyla görüşmesine, yürüyüş yapmasına, sağlıklı beslenmesine, duygusal
iniş çıkışlarında yanında olarak, sarılarak, sevgiyle yaklaşarak eşinize destek
olmalısınız. Bu dönemde siz ve varlığınız, eşiniz için en büyük destek
kaynağısınız.
Yazar Güzide Türkyılmaz • Psikolog

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder